Cerrahi Alan İnfeksiyonlarının Önlenmesi: Ameliyathane Koşulları Nasıl Olmalı?

Dr. Semih BASKAN*

* Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, İbn-i Sina Hastanesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı, Ankara.

Günümüzde, çağdaş dünyada sağlık hizmeti sunan modern hastanelerin en önemli birimlerinden birini de ameliyathaneler oluşturmaktadır. Ameliyathaneler pek çok karmaşık sistemi bir araya getirmekte, buralarda kullanılan cihazlar ve malzemeler teknik yeterlilik veya yetersizlikleri nedeniyle hastanın ameliyatının sonucunu olumlu veya olumsuz yönde etkilemektedir. İşte bu nedenle ameliyathanelerde kullanılan tıbbi cihazlardan yer kaplamasına, sterilizasyondan havalandırmasına, aydınlatmadan gaz sistemlerine kadar pek çok kullanılan elemanın çağdaş standartlarının neler olduğu ve bunların cerrahi infeksiyonlarla mücadelede yerlerinin neresi olduğu soruları akla gelmektedir. Bu yazıda, ameliyathane ortamının ve buralarda gerçekleştirilen işlemlerin cerrahi alan infeksiyonları (CAİ) ile olan ilişkileri gözden geçirilecektir.

CAİ’ler, günümüzde çağdaş tıbbi teknolojik uygulamaların ilerlemesine, bu infeksiyonların fizyopatolojilerinin daha iyi anlaşılabilir olmasına, profilaktik antibiyotiklerin daha bilinçli olarak kullanılmasına rağmen halen morbidite ve mortalitenin önemli bir nedeni olmaya devam etmektedir.

Cerrahi infeksiyonlarla ilgili yakın tarihin incelenmesinde 19. yüzyılın ortalarında üç önemli gelişme yaşanmıştır:

1. William Thomas Green Morton eteri ilk kez 1846 yılında “Massachusetts General Hospital”da ameliyatlarda kullanmıştır.

2. 1846 yılında Macar asıllı kadın doğum uzmanı İgnaz Semmelweiss puerperal sepsis olgularında ellerin yıkanmasının mortaliteyi belirgin oranda düşürdüğünü saptamıştır.

3. J. Lister 1867 yılında tespitlerine dayanarak ameliyatlarda eldiven kullanılmasıyla infeksiyon oranlarının %90’lardan %10’lara düştüğünü saptamıştır.

Bu infeksiyonlar halen çok büyük ekonomik kayıplara neden olmaktadır.

CERRAHİ ALAN İNFEKSİYONLARI (CAİ)

“Centers for Disease Control and Prevention (CDC)”, “National Nosocomial Infection Surveillance (NNIS)” kriterlerine göre CAİ klinik ve laboratuvar bulgularının yorumunu içerir ve üç başlık altında toplanır:

a. Yüzeyel-insizyonel CAİ: Deri ve deri altını ilgilendirenler,

b. Derin insizyonel CAİ: Kas ve fasiaları içine alanlar,

c. Organ-boşluk CAİ: karın boşluğunu ilgilendirenler (1).

AMELİYATHANE

Ameliyathane terimi Latince’de “Opus operis” (iş) ve “theatrum” (toplanma yeri) sözcüklerinden üretilmiştir. Kayıtlarda en eski ameliyathane 1600 yılında Padua’da Aquapendenteli Heironymus Fabricus’un yaptığı yerdir. Adı geçen ameliyathane aslında eğitim amaçlı olup, ameliyat hastanın evinde gerçekleştirilmiştir. (2)

Ameliyathane bölümü; ameliyathaneler, koridorlar, temizlik odaları ve diğer yardımcı iş alanlarından oluşan, fiziksel olarak özel ayrılmış bir alandır. Ameliyathane ise ameliyathane bölümü içerisinde ameliyatların gerçekleştirildiği alanlar olarak tanımlanır. Bu konuda uluslararası standartlara bir örnek vermek gerekirse, İngiltere Sağlık Bakanlığı;

• Her 100.000 nüfusa 50 cerrahi yatak,

• Her 40-45 yatağa bir ameliyat odasını kriter olarak almaktadır (3).

Ülkemizde ise, genelde hastane yapımında ameliyathane tasarımında yeterli özenin gösterilmediği, boş bir alanın daha sonra ameliyathaneye dönüştürüldüğü bilinen bir gerçektir. Oysa hastaneler ve ameliyathaneler profesyonelce planlanmış birimler olmak zorundadır. Ameliyathanelerin nasıl olacağı hakkında yasalarımızda yeterli düzenleme bulunmamaktadır. Tababet Uzmanlık Yönetmeliği (22.05.1974 tarih ve 14893 sayılı Resmi Gazete) “Madde 11: Ameliyathaneler: Yataklı tedavi kurumlarında kurumların fonksiyonlarına, modern tıp ve cerrahinin gerektirdiği her türlü hizmete cevap verebilecek fizik ve teknik yapı ve nitelikte ve ameliyat sonrası bakım ve reanimasyon kısımlarını da kapsayan ameliyathaneler bulunur” hükmünü getirmiştir. Bir diğer yasal düzenleme ise Özel Hastaneler Tüzüğü’nde (10.1.1983 tarih ve 17924 sayılı Resmi Gazete) “Madde 25: Özel hastanelerde uzmanlık dallarının gereğine göre yeterli sayıda ameliyathane, koroner bakım, uyandırma ve diğer üniteler bulunacaktır. Ameliyathaneler aseptik ve septik ameliyathaneler ve müdahaleler için ayrı ayrı olması zorunludur” şeklindedir.

Ameliyathane sistemlerini değerlendirirken bunları dört başlık altında toplamak mümkündür:

1. Cerrahi destek sistemleri (fiziksel yapının tasarımı ve fonksiyonu),

2. Ameliyathane içi trafik (hasta, ameliyathane personeli ve malzemelerin ameliyathane içerisine giriş-çıkışı),

3. İletişim sistemi,

4. Ameliyathane yönetimi.

Bu yazıda biz birinci ve ikinci maddelerin üzerinde duracağız.

I. CERRAHİ DESTEK SİSTEMLERİ

1. Ameliyathane Tasarımı

Ameliyathanenin hastane içerisinde cerrahi yoğun bakım ünitesine ve yatan hastaların servisleri ile patoloji ve radyoloji gibi destek servislerine kolay ulaşılabilir bir alanda olması gereklidir. Ameliyathanenin hastanenin içerisinde hangi katta bulunması gerektiği günümüzde de halen tartışmalı bir konu olarak ortada durmaktadır. Öte yandan giriş katından itibaren üst katlara çıkıldıkça çevreden gelen gürültülerin azaldığı da bilinen bir gerçektir. Yapay ışıklanma yeterli olduğundan günümüzde ameliyathanelerde gün ışığına gereksinim duyulmamaktadır. Tasarımda dikkate alınması gereken hususları şu başlıklar altında toplamak mümkündür:

a. Hastanede cerrahi bölümüne ayrılan yatak sayısı,

b. Yapılacak olan ameliyatların sayısı ve süreleri,

c. Cerrahi ekibin dallarına göre tipi ve dağılımı,

d. Hastanede yatan elektif cerrahi hastalarının ve ayaktan cerrahi işlem gören hastaların acil ameliyatlara oranı,

e. Ameliyathanenin bir günde kullanıldığı saat ve haftada kullanıldığı gün sayısı,

Yüz ve daha az yataklı hastanelerde pek çok cerrahi müdahale ameliyathanenin aynı alanında gerçekleştirilebilir. Tek bir koridor ve bunun üzerinde yerleşen iki-üç ameliyathane bu kapasite için uygundur.

Beşyüz-altıyüz yataklı hastanelerde ise; 12-13 oda gerekecektir ve çift koridorlu “U” veya “T” şeklindeki tasarımlar bu kapasiteye daha uygun olacaktır.

Daha büyük kapasitedeki hastanelerde ise tasarım merkezi çekirdek ve radyal dağılım şeklinde veya salkım veya dikdörtgen şekillerinde belirlenmektedir. Tüm tasarımlarda malzemenin akış yönü temiz merkezi alandan ameliyathane odalarına ve oradan da çevredeki koridorlara doğrudur. Ameliyatlarda kullanılan kirli materyal temiz alana tekrar asla girmemelidir (4).

2. Ameliyat Odaları

Steril alanları (ameliyat masası, alet masası) kontamine etmeden cerrahi ekip elemanlarının steril olarak giyinebilmelerine, hastanın steril olarak örtülmesine ve cerrahi personelin hareket edebilmelerine olanak sağlayacak ve anestezi ekibinin çalışmasına engel olmayacak boyutta ve yeterlilikte olmalıdır. Bu sayılan özelliklerin ışığı altında en ufak boyuttaki bir ameliyathanenin 6 x 6 = 36 m2 olması gerekir.

Açık kalp cerrahisi ve beyin cerrahisi girişimleri için 54 m2’lik bir alan; endoskopi, sistoskopi ve bazı tanısal ayaktan cerrahi girişim odaları için 18 m2’lik bir alan yeterlidir (4).

Temiz ve kirli malzemeler ile çamaşır trafiği birbirinden ayrı olmalıdır. Önceden var olan bir alan sonradan ameliyathane yapılmamalıdır.

Ameliyathane odasının tavanı:

a. Tavan yüksekliği 3 m olmalıdır (ışık kaynağını yerleştirmek için).

b. Bakım için tavan ile üst kat arasında 1.20 m’lik bir boşluk bırakılmalıdır.

c. Tavanların ses geçirmez olması tercih edilir.

d. Ortada ve yerde dolanan ve sarkan kabloları ve tüpleri ortadan kaldırmak amacıyla tavana monte ettirilen ve hareket edebilen pedantlar kullanılmalıdır.

Ameliyathane odasının kapıları:

a. Kayan kapılar kullanılmalıdır

b. Kayan kapılar duvarın içine girmemeli ve birbirinin üzerinden kayan tipte ve en az 1.50 m boyutlarında olmalıdır.

c. Kapılar gerektiğinde elle açılabilme özelliğine sahip olmalıdır (5).

Ameliyathane odasının ışıklandırılması:

a. Işık kaynağı tüm odaya yayılabilen, gerektiğinde arttırılabilen şekilde ve minimum 2000 lux olmalıdır.

b. Ameliyat sahasındaki ışık miktarı 10.000-90.000 lux arasında olmalıdır.

c. Işığın çapı ayarlanabilir olmalı ve gölge yaratmamalıdır.

d. Her pozisyon ve açıya göre ayarlanabilir olmalıdır.

e. Minimum sıcaklık üretmeli ve kolay temizlenebilir olmalıdır (5).

Ameliyathane odasının zemin ve yüzeyleri:

a. Ameliyathane odasında kullanılan yer ve duvar kaplamaları birinci derecede infeksiyon riski taşımasa da genel hijyen kurallarının sağlanması ve korunması bakımından önem taşımaktadır.

b. Ek yerleri az olan, yıkanabilen özellikte ve üzerinde devamlı hareket eden değişik tıbbi cihazlara karşı dayanıklı olması gerekir.

c. Duvar ve yerlerde kullanılan malzemelerin küflenmenin oluşmasına, mantarlaşmalara ve bakteriyel kontaminasyona karşı dirençli olması gerekmektedir.

d. 10 µ’dan daha küçük gözenekli kaplamaların üzerlerindeki organik madde veya tozları en aza indirdiği bilinmektedir.

e. Ameliyathane odası girişine konulan yapışkan paspasların kiri tutmasına karşın ameliyathane odası içerisindeki bakteri yükünü anlamlı olarak düşürdüğü kanıtlanmamıştır.

f. Ameliyatlar esnasında odada gözle görülür bir kirlenme olmuşsa bir sonraki ameliyattan önce bu yüzeyler dezenfektanlar ile silinmelidir. Bu işlem “Environmental Protection Agency (EPA)” tarafından onaylanmış bir hastane dezenfektanı ile gerçekleştirilmelidir (6,7).

Ameliyathane odasının havalandırma sistemleri:

1. Konvansiyonel yöntemler:

a. Konvansiyonel yöntemlerin toz ve aerosol partiküllerini ortamdan uzaklaştırarak havadaki bakteri sayısını etkili bir şekilde azalttıkları kanıtlanmıştır.

b. Klima filtreleri düzenli olarak değiştirilmeli ve kanallar temizlenmelidir. Ventilasyon filtreleri ile ameliyat esnasında hava minimum saatte 20-25 kez değiştirilmelidir. Bu değişimin en az dördü taze havayı içermelidir (4,8,9).

2. “High Efficiency Particulate Air (HEPA)”:

HEPA filtreler organizma sayısını 30-90/m3’e düşürür.

a. Hava tavandan girer, dilüe edilir ve odanın alt kısmından çıkarak gider.

b. Yeniden sirküle olan veya taze hava ameliyathaneye girmeden önce bu filtrelerden geçirilmelidir (10).

3. Laminer hava akımı:

a. Total kalça protezi gibi implant yerleştirilen veya yüksek risk içeren böbrek veya karaciğer transplantasyonları gibi cerrahi girişimlerde kullanılmalıdır.

b. Hava 0.3 µ çapındaki partikülleri %99.97 oranında temizleyen HEPA filtrelerden geçirilerek yatay veya dikey yönde sabit hızda ameliyat alanı üzerinden üfler.

c. Minimal hava tirbülansı ile birlikte mikroptan arındırılmış temiz hava sağlanır (11).

Ameliyathane odasından çıkan hava giren havadan bir miktar daha az olmalıdır. Oda içerisindeki pozitif basınç dış alandaki potansiyel kontamine havanın ameliyathane odası içerisine girişini engeller. Ameliyathane kapılarının kapalı tutulmalarının bir nedeni de budur (12).

Ameliyathane odalarının ısısı:

a. Ameliyathane odalarının içerisinde bir klima sisteminin bulunması idealdir.

b. Sıcaklık 20-24°C arasında olmalıdır.

c. Nemin %50-60 arasında olması idealdir.

d. Sıcaklık ve nem her ameliyat odasında ayrı ayrı ayarlanabilir olmalıdır (13,14)

Ameliyathanelerin, özellikle kullanılmadıkları zamanlarda, ultraviyole (UV) ışık ile aydınlatılarak ortamdaki bakteri yükünün azaltılması değişik kuruluşlarda kullanılmakla birlikte, bu uygulamanın da infeksiyon oranını azalttığı konusunda bilimsel bir kanıt yoktur (15).

Ameliyathane odalarının sınıflandırılması: Ameliyathane odalarının özel bazı işlemler için ya da cerrahi dallara göre ayrılmasının infeksiyon kontrolü açısından bir önemi yoktur. Yine eskiden olduğu gibi bazı ameliyathane odalarının “kirli” veya “septik” ameliyatlar için ayrılmaları günümüzde bir önem taşımamaktadır. Kirli olarak tanımlanan bir ameliyattan sonra özel temizlik kurallarının uygulanması, hatta o ameliyathanenin o gün için kapatılmasının bugün bilimsel bir değeri yoktur (9,10).

• Ayaktan cerrahi girişim odaları: Hastanede yatarak ameliyata gitmenin her geçen gün maliyetinin artması sağlık ekonomistlerini buna alternatif uygulamalar aramaya yöneltmiştir. Bunun sonucunda;

a. Ayaktan cerrahi girişimlerin güvenilir şekilde yapılabilir olması,

b. Hasta ve yakınlarına sağladığı kolaylıklar,

c. Ülke ekonomisine getirdiği kazanç gibi nedenler sonucu bu işlemler ülkemizde de uygulanmaya başlamıştır.

Burada iki seçenek üzerinde durmak gerekir:

a. Bu uygulamaların yapılacağı odalar merkezi ameliyathaneye entegre edilir veya

b. Bu alan ayrı bir ünite olarak tasarlanır.

Bunlardan birinci seçeneğin ameliyathane personeli ve kullanılan malzemeler açısından daha ekonomik olduğu unutulmamalıdır.

• Ameliyat bekleme odaları: Hastaların ameliyat öncesi dönemde ameliyata girmeden önce bekledikleri sakin ve huzurlu bir ortamın oluşturulduğu alanlardır. Bu odaların ameliyathaneye yakın olması tercih edilmelidir. Renk, müzik ve hemşirelik hizmetleri hastayı rahatlatan faktörlerdir.

II. AMELİYATHANE İÇİ TRAFİK AKIŞI

1. Ameliyathane Alanları

Ameliyathane alanları üç gruba ayrılır:

a. Kısıtlanmamış alan: Bu alan soyunma odaları, yönetim odaları ve uyanma odalarını kapsar. Buralarda normal günlük kıyafetinizle dolaşabilmeniz mümkündür.

b. Yarı kısıtlanmış alan: Bu alan ameliyathanenin çevresindeki destek alanları ve kısıtlanmış alana giden koridorları kapsar. Buralarda günlük giysilerinizi çıkararak ameliyathane kıyafetiyle dolaşmak zorunluluğu vardır.

c. Kısıtlanmış alan: Ameliyathane odaları, yarı steril odalar, yıkanma odaları, temiz merkezi sistemleri ve steril işlemlerin yapıldığı diğer bölümleri kapsar. Buralarda ameliyathane kıyafeti, kep ve maske ile dolaşma zorunluluğu vardır.

Hastaların taşınmaları ameliyathanenin içine ve dışına direkt rota takip edilerek yapılmalıdır. Ameliyatlar esnasında ameliyathanede insan hareketi ve sayısı en aza indirilmelidir. Havadaki bakteri yoğunluğu odada hareket eden insan sayısı ile doğru orantılı olarak artar. Ameliyathanede her kişi dakikada 10.000 bakteri yayar. Bu sayı hareketle 50.000’e yükselir (16). Kirli malzemelerin taşınması steril veya temiz malzemelerin taşındığı koridorlardan yapılmamalıdır.

2. Hastaların Ameliyathanede Hazırlanması

CAİ’lerin çoğu, hastanın endojen florasından direkt kontakt yoluyla yaranın kontamine olmasından kaynaklanır. Bu nedenle de ameliyat öncesi hastanın hazırlık döneminde derisinin, bağırsaklarının, solunum sisteminin, genital sisteminin mikrobiyolojik profilini, uygulanacak cerrahi girişime uygun olarak kontrol altına almak gerekir (14).

a. Hastanın kılları ve saçları ameliyat sahasını engelliyorsa elektrikli makine veya epilatörler ile kesilmeli ve temizlenmelidir. Asla jilet kullanılmamalıdır.

b. Bu traş işlemi bir gece önceden değil ameliyatlardan hemen önce ameliyat salonunda gerçekleştirilmelidir.

c. Ameliyat sahası antiseptikli solüsyonlarla (klorheksidin, iyodofor ile) temizlenmelidir.

d. Steril dreyplerin kullanılmasına gerek yoktur.

e. Antibiyotik uygulanacaksa (profilaktik olarak); tercihen anestezi indüksiyonundan önce verilmelidir.

• CAİ riski insizyondan sonra yapılan profilaksi uygulamalarında iki-üç kez artmaktadır.

• CAİ riski iki saatten önce yapılan profilaksi uygulamalarında altı kez artmaktadır.

• Ortopedik cerrahide ekstremiteye turnike konulacaksa profilaksi işlemi ameliyattan 60 dakika önce gerçekleştirilmelidir (14,17).

3. Ameliyat Ekibinin Hazırlanması

a. Cerrahi ekibin üyeleri genelde ameliyathane giysisi adı verilen bir gömlek ve bir pantolon giyer. Bu giysilerin temizliğinin CAİ açısından risk faktörü olduğunu gösteren iyi kontrol edilmiş bir çalışma yoktur (18). “The Association of Operating Room Nurses”, takımların gözle görünür bir şekilde kirlendikten sonra değiştirilmesini ve sadece onaylanmış bir çamaşırhanede yıkanmasını önermektedir (7). Ayrıca, kanla veya herhangi bir infeksiyon ihtimali taşıyan madde ile temas etmiş giysiler hemen ya da mümkün olduğunca çabuk değiştirilmelidir.

b. Ameliyat ekibinin giydiği eldiven, maske veya kepler infeksiyon önleminin olmazsa olmaz koşullarıdır (19,20).

Cerrahi ekibin her elemanının saç, deri ve mukozalarından canlı mikroorganizmalar etrafa yayılır. Buralardan hangi oranda infeksiyona neden mikroorganizmaların yayıldığını saptamak güçtür. Bu nedenle de ekibin saç, deri ve mukozaları örterek bu yollardan oluşabilecek yayılmayı önlemek amacıyla kep ve maske kullanmaları, doğru bir uygulama olarak günümüzde kabul edilmektedir (21). Bu uygulama ameliyathane ekibinin kan ve biyolojik maddelerin etrafa yayılmalarından etkilenmemeleri açısından da önemlidir. Gerektiğinde ameliyat ekibinin gözlerini korumak açısından koruyucu gözlük takmaları da özellikli olgularda önerilmektedir (22). Cerrahi ekibin taktığı maskelerin etkin olmaları, bakterileri yeterince filtre edebilmeleri için mutlaka uygun yapıda imal edilmeleri gerekir. Özellikle maskelerin kenarından öksürmekle, yüksek sesle konuşmakla etrafa bakterilerin yayıldıkları unutulmamalıdır (23,24).

c. Ameliyathanede galoş giymek: Galoşlar ameliyathane ayakkabılarıyla dış ortamın kirinin içeriye taşınmasını engellemek amacıyla kullanılır. Bunların kullanılmalarının zemindeki mikroorganizmaların sayısını anlamlı oranda düşürmedikleri bilinmektedir (25,26). Yine de etrafa sıçrayan kan ve diğer biyolojik materyallerden cerrahi ekibin korunması için kullanılması önerilir. Ayrıca, büyük kontaminasyonların önlenebilmesi için, örneğin ortopedi ameliyatları ve penetran travma olgularında bunların giyilmesi gerekmektedir (22).

d. Cerrahi ekibin ellerini yıkaması:Steril eldivenler giyilmeden önce eller ve kollar antiseptikli solüsyonlar ile yıkanır ve fırçalanır. Bunun amacı cerrahi alanla doğrudan veya dolaylı olarak karşılaşılabilecek olan ellerin ve kolların uygun bir antiseptikli bir solüsyon ile yıkanarak yüzeyel floranın azaltılmasıdır. Bu amaçla günümüzde daha çok %4 klorheksidin glukonat veya %7.5’lik köpüren povidon-iyodür kullanılmaktadır (27,28). Bunların yanı sıra alkollü solüsyonlar yinelenen uygulamalarda deri toleransları çok düşük olduğundan önerilmez. Bu işlemler esnasında tek başına sabunun kullanılması yeterli değildir. Yukarıda önerilen antiseptik solüsyonlar ile ellerin ve kolların üç-beş dakika yıkanması ve fırçalanması yeterli kabul edilmektedir. Deri hastalığı olanlar için ise özel önlemler alınmalı ya da bu durumda olanların ameliyata girmelerine müsaade edilmemelidir.

e. Ameliyat eldiveni giymek:

• Steril eldivenler, steril giysiler giyildikten sonra ameliyathane hemşiresi tarafından ameliyat ekibine giydirilmelidir.

• Steril eldivenler ameliyat ekibinin ellerinden hastanın yarasına mikroorganizmaların bulaşmasını önlemek ve ekip üyelerinin kan ve vücut sıvıları ile kontamine olmasını önlemek amacıyla kullanılmaktadır.

• Eldiven eğer delinecek olursa mümkün olan en kısa zamanda değiştirilmelidir (26,29).

• İki eldiveni üst üste giymenin hastanın kan ve vücut sıvıları ile ekibin temasını azalttığı gösterilmiştir (30,31).

• Keskin aletlerin kullanıldığı ameliyatlarda ve tırnakları uzun olanlarda eldivenlerin delinme olasılığı daha yüksektir. Genelde eldivenlerin %10’u ameliyatlar esnasında delinebilmektedir.

4. Cerrahi Aletlerin Sterilizasyonları

Ameliyatlar esnasında kullanılan aletlerin basınçlı buhar, kuru sıcak hava, etilen oksit veya başka yöntemlerle sterilize edildiği bilinmektedir (32,33). Bunun yanı sıra bu aletlerin paketlenmesi ve saklanması ile ilgili kurallara eksiksiz uyulması bir zorunluluktur. Özellikle cerrahi malzemenin sürekli olarak saklandığı yerin tozsuz ve kuru olması, steril malzemenin saklanma süresinin kaydedilmesi ve her malzeme için ayrı ayrı izlenmesi önemlidir. Bugün günümüz koşullarında teknolojik kurallara uyularak sterilizasyon ve saklama yapıldığı takdirde cerrahi aletlerden kaynaklanan bir CAİ’nin ortaya çıkma olasılığı düşüktür. Kurum içerisindeki sterilizasyon kalitesi biyolojik göstergelerle monitörize edilmelidir. Buhar otoklavının mikrobiyal ölçümleri zorunludur. Bir biyolojik göstergenin yardımı ile bu inceleme yapılır. Cerrahi aletlerin sterilizasyonu ile ilgili öneriler detaylı bir şekilde yayımlanmıştır.

Açık buhar sterilizasyonu ancak ameliyatta yere düşen, kontamine olan ve yeniden kullanılması zorunlu olan cerrahi aletler için uygulanmalıdır. Ancak bu yöntem implante edilecek aletler için önerilmemektedir. Çünkü bu girişimlerin ciddi ve yüksek infeksiyon riski bulunmaktadır.

Değişik sorunlara çözüm bulmak amacıyla birçok hastane acil sterilizasyon düzenini ameliyathanenin yakınına yerleştirmiştir ve bunlarla ilgili olarak bir-üç saat içerisinde sonuç veren biyolojik indikatörler geliştirilmiştir (34).

5. Cerrahi Girişimler

a. Temiz ameliyatlar: Fıtık, meme ve tiroid cerrahisi,

b. Temiz-Kontamine ameliyatlar: Sindirim sistemi, trakeobronşiyal sistem ve genitoüriner sistem üzerinde yapılan ameliyatlar (örneğin; kolesistektomi-histerektomi),

c. Kontamine ameliyatlar: Kolon ameliyatları, perfore apandisit,

d. Kirli ameliyatlar: Trafik kazaları, taş toprak ve yabancı cisim bulunan yaralar olarak sınıflandırılır (35).

Kusursuz cerrahi tekniğin CAİ riskini azalttığı kabul gören bir görüştür (36,37). Bu tekniklerin başlıcaları olarak;

• Uygun kanlanmayı koruyarak etkili hemostazı sağlamak,

• Hipoterminin önlenmesi,

• Dokulara nazik davranılması,

• Canlılığını yitirmiş dokuların temizlenmesi,

• Dren ve dikiş materyalinin uygun kullanımı,

• Ölü boşlukların (yarada) engellemesi,

• İyi postoperatif yara bakımını sayabiliriz.

KAYNAKLAR

  1. Horan TC, Gaynes RP, Martone WJ, Jarvis WR, Emori TG. CDC definitions of nosocomial surgical site enfections, 1992: a modification of CDC definitions of infection surgical wound infections. Infect Control Hosp Epidemiol 1992;13:606-8.
  2. Lovett BE. Temel Cerrahi Bilimler Bölüm:34.4 İzmir: Dokuz Eylül Yayınları, 2002:685.
  3. Lovett BE. Temel Cerrahi Bilimler Bölüm:34.4 İzmir: Dokuz Eylül Yayınları, 2002:686.
  4. Nichols RL. The operating room. In: Bennett JV, Brachman PS (eds). Hospital Infections. 3rd ed. Boston: Little, Brown and Company, 1992:461-73.
  5. Kuş H. Ameliyathane tasarımı. Hastane İnfeksiyonları Kongresi 11-14 Nisan 2002, Ankara.
  6. Committee on Control of Surgical Infections of the Committee on Pre and Postoperative Care, American College of Surgeons. Manual on Control of Infection in Surgical Patients. Philadelphia: JB Lippincott Co, 1984.
  7. Association of Operating Room Nurses. Standards, Recommended Practices, Guidelines. Denver: Association of Operating Room Nurses, 1999.
  8. American Institute of Architects. Guidelines for design and construction of hospital and health care facilities. Washington (DC): American Institute of Architects Press, 1996.
  9. Laufman H. The operating room. In: Bennett JV, Brachman PS (eds). Hospital Infections. 2nd ed. Boston: Little, Brown and Company, 1986:315-23.
  10. Babb JR, Lynam P, Ayliffe GA. Risk of airborne transmission in an operating theatre containing four ultraclean air units. J Hosp Infect 1995; 31:159-68.
  11. Channley J. Postoperative infection after total hip replacement with special reference to contamination in the operating room. Internal Publication 38, Centre for Hip Surgery, Wrightington Hospital, Wigan, Lanes, UK, 1972.
  12. Lidwell OM. Clean air at operation and subsequent sepsis in the joint. Clin Orthop 1986;211:91-102.
  13. Lovett BE. Temel Cerrahi Bilimler Bölüm: 34.4. İzmir: Dokuz Eylül Yayınları, 2002:690.
  14. Roy MC. A Guide to Infection Control in the Hospital. Chapter 14. Boston: USA, 2002:68-69.
  15. B’erard F, Gandon J.Postoperative wound infections: the influence of ultraviolet irradiation of the operating room and of various other factors. Ann Sury 1964:160(Suppl 1):1-192.
  16. Lovett BE. Temel Cerrahi Bilimler Bölüm: 34.4. İzmir: Dokuz Eylül Yayınları, 2002:687-8.
  17. Polk HC, Wilson MA. Systemic Antibiotic prophylaxis in surgery. In:Fry DE (ed). Surgical Infections. Boston: Little, Brown and Company, 1995:127-33.
  18. Copp G, Mailhot CB, Zalar M, Slezak L, Coop AJ. Covergowns and the control of operating room contamination. Nurs Res 1986;35:263-8.
  19. Hardin WD, Nichols RL. Aseptic technique in the operating room. In: Fry DE (ed). Surgical Infections. Boston: Little, Brown and Company, 1995:109.18.
  20. Dineen P, Drusin L. Epidemics of postoperative wound infections associated with hair carriers. Lancet 1973;2:1157-9.
  21. Mastro TD, Farley TA, Elliott JA, et al. An outbreak of surgical-wound infections due to group A streptococcus carried on the scalp. N Engl J Med 1990;323:968-72.
  22. U.S. Department of Labor, Occupational Safety and Health Administration. Occupational exposure to bloodborne pathogens; final rule (29 CFR Part 1910.1030). Federal Register 1991:56:64004-182.
  23. Babb JR, Lynam P, Ayliffe GA. Risk of airborne transmission in an operating theater containing four ultraclean air units. J Hosp Infect 1995;31:159-68.
  24. Hambraeus A. Aerobiology in the operating room a review. I Hosp Infect 1988;11(Suppl A):68-76.
  25. Weightman NC, Banfield KR. Protective over-shoes are unnecessary in a day surgery unit. J Hosp Infect 1994;28:1-3.
  26. Whyte W, Hambraeus A, Laurell G, Hoborn J. The relative importance of routes and sources of wound contamination during general surgery. I. Non-airborne. J Hosp Infect 1991;18:93-107.
  27. Larson E. Guideline for use of topical antimicrobial agents. Am J Infect Control 1988;16:253-66.
  28. Hardin WD, Nichols RL. Handwashing and patient skin preparation. In: Malangoni MA (ed). Critical Issues in Operating Room Management. Philadelphia: Lippincott-Raven, 1997:133-49.
  29. Dodds RD, Guy PJ, Peacock AM, Duffy SR, Barker SG, Thomas MH. Surgical glove perforation. Br J Surg 1988;75:966-8.
  30. Tokars JI, Culver DH, Mendelson MH, et al. Skin and mucous membrane contacts with blood during surgical procedures: Risk and prevention. Infect Control Hosp Epidemiol 1995;16:703-11.
  31. Short LJ, Bell DM. Risk of occupational infection with blood-borne pathogens in operating and delivery room settings. Am J Infect Control 1993; 21:343-50.
  32. Favero MS, Bond W. Sterilization, disinfection, and antisepsis in thehospital. In: Balows A, Hausler WJ Jr, Herrmann KL, Isenberg HD, Shadomy HJ (eds). Manual of Clinical Microbiology. 5th ed. Washington DC: American Society of Microbiology, 1991:183-200.
  33. American Society for Healthcare Central Service Personnel. Recommended practices for central service. Section one, continuous quality improvement. Chicago: American Hospital Association, 1993.
  34. Rutala WA, Gergen MF, Weber DJ. Evaluation of a rapid readout biological indicator for flash sterilization with three biological indicators and three chemical indicatorks. Infect Control Hosp Epidemiol 1993;14:390-4.
  35. Giamarellou H. A Guide to Infection Control in the Hospital. Chapter 30. Boston, USA, 2002:122.
  36. Zacharias A, Habib RH. Delayed primary closure of deep sternal wound infections. Tex Heart Inst J 1996;23:211-6.
  37. Smilanich RP, Bonnet I, Kirkpactrick JR. Contaminated wounds: The effect of initial management on outcome. Am Surg 1995;61:427-30.

YAZIŞMA ADRESİ

Prof. Dr. Semih BASKAN

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi

İbn-i Sina Hastanesi Genel Cerrahi

Anabilim Dalı

Sıhhiye - ANKARA

 

Makalenin Geliş Tarihi: 09.06.2003         Kabul Tarihi: 16.06.2003